DOLAR: 5.81 TL
EURO: 6.61 TL
film izle porno Maltepe Escort pendik escort alanya escort

Testis Tümörleri

3 yıl önce
936 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

Testis Tümörleri
Testis (erbezi) dokulannın sürekli çoğalma etkinliği göstererek tümör gelişimine oldukça uygun bir ortam hazırlancaksına karşın, testis tümörleri seyrek görülür.
Testis kanserinin cinsel yaşamın en etkin olduğu dönemlerde ortaya çıkması, hastanın psikolojik durumuna dikkatle eğilmeyi gerektirir.
Görülme Sıklığı

Testis tümörleri erkeklerde görülen tümörlerin yüzde 1″²ini, idrar ve üreme yollan tümörlerinin yüzde 3-10″²unu oluşturur. Her yıl 100 bin kişiden 3″²ünde testis tümörü görülür. Bu oran 20-40 yaş arasında 100 binde 6″²ya çıkar. Testis tümörleri 18-34 yaşlarında kan kanseri (lösemi), lenfom ve beyin tümörlerinden sonra kanserden ölüm nedeni olarak 4. sırada yer alır.

Nedenleri

Testis dokusunda travma ve kriptorşi-dizm (testislerin doğuştan torbaya inmemiş olması) tümör oluşumunu kolaylaştıran etkenlerdir. Karında bulunan testislerin altı yaşından önce cerrahi girişimle yerine konması (orşidopeksi), sayesinde oluşabilecek kütle daha çabuk fark edilebilir. Birtakım uzmanlara göre ergenlikten sonra kriptorşidizmin en etkili tedavisi orşidopeksi değil, testisin cerrahi girişimle alınması, yani orşiek-tomidir. Hastalığın kalıtsal olduğuna ilişkin kesin kanıt yoksa da, testis tümörlerine birtakım ailelerde daha sık rastlandığı bilinmektedir. Aynca deneysel olarak, kemirici hayvanlarda testis içine çinko ve kadmiyum gibi metal tuzlan verilince tümör oluştuğu görülmüştür.
Tümör Tipleri

Testis içindeki herhangi bir hücreden kaynaklanabilen tümörler, bu hücrelerin tipine göre yapısal ve işlevsel farklılık gösterir. Olguların yüzde 98″²e varan büyük bölümünde tümörler doğrudan sperma üretmekten sorumlu dokudan kaynaklanır. Bu tür tümörlerin en sık (yüzde 50″²den fazla) görüleni, birincil sperma hücrelerinden (spermatosit) kaynaklanan seminomlardır. Aynı dokudan kaynaklanan teratokarsinom, embriyonsu karsinom ve koryokarsinom ise daha az farklılaşmış hücrelerden çıkan kötü huylu tümörlerdir. Testislerde Leydig ve Sertoli adlarıyla bilinen iki ayrı hücre tipi vardır. Çok daha az görülen bu hücrelerin tümörleri sırasıyla leydigom veya Leydig hücresi tümörü ve androb- lastom adlarıyla tanınır.
Belirtileri

En sık (olguların yüzde 75-90″²ında) rastlanan belirti, tek bir testisin, genelde ağrısız şekilde büyümesidir. Testis üzerinde tümsekleşme, olgulann yüzde 15-35″²inde kasığa yayılan bir ağrıya neden olur. Muayene sırasında fark “˜ edilen teslisteki kütle farklı büyüklüklerde olabilir. Yeni gelişen ve özellikle seminom tipinde olmayan tümörlerde seyrek olarak tümörün testis torbası (skrotum) derisine yapıştığı görülür. Olgulann yüzde 53-57 sinde tümör sağ testistedir. Genelde hasta hekime geç gitmekte, ilk belirtilerin ortaya çıkmasından tanı konmasma değin geçen süre 6 ayı bulmaktadır. Hasta bel ağrılarından yakınıyorsa, tümörün karın zarı (periton) arkası lenf düğümlerine sıçradığından kuşkulanmak gerekir. İlerlemiş evrede, karam elle derinleme muayenesinde, sağn bölgesinde veveya omurganın dış bölgesinde kütle saptanabilir. Birtakım olgularda, büyümüş lenf düğümlerinin idrar yollanna baskı yapmasına bağlı olarak idrar akımı kesilebilir. Koryokarsinom veya androblastom tipi tümörler söz konusu olduğunda memelerde büyüme (jinekomasti) ve meme başlarında koyulaşma saptanır. Birtakım androblastomlar erkeklik özelliklerinin belirginleşmesine yol açmakla birlikte testis tümörlerinin önemli bir bölümü hormonal açıdan etkin değildir. Leydig hücrelerinden kaynaklanan tümörler erkeklik özelliklerinin ergenlikten önce ortaya çıkmasma neden olur.
İncelemeler

Testiste ortaya çıkan her türlü kabarıklıkta önce tümörden kuşkulanmak gerekir. Böyle bir kütlenin niteliğini saptancakk için testisin içinden parça alınması (biyopsi) gerekir. Biyopsi incelemesi ancak lezyonun tümör olup olmadığını anlancakya yarar. Testis tümörü saptanınca hastanın durumu ve kesin tanı için çok daha ayrmtılı incelemeler yapmak gerekir.
Testis tümörlerinin tanısında, iki aşancakda gerçekleştirilen ayrıntılı radyolojik incelemelere başvurulur. İlk aşancakda orşiektomi girişiminden Önce göğüs filmi ve lenfografiden (kontrast madde verilerek lenf sistemi filminin çekilmesi) yararlanılır. Orşiektomi sonrası incelemeler ise bel-aort bölgesinin, bel göğüs bölgesine kadar olan bölümünün bilgisayarlı tomografisi, ürografi ve alt anatoplardancakrın filminin çekilmesini içerir. Bu incelemelerin ancakcı, semi-nom dışı tümörlerde karın zarı arkasındaki lenf düğümlerinde bulunabilecek ikincil tümör odaklarının (metastaz) saptanmasıdır. Böyle bir durumla karşılaşılırsa yapılan İncelemeler bu odakların çıkarılma yöntemlerini belirlemeye, seminomlarda ışm tedavisi yapılacak bölgenin doğru şekilde saptanmasına ve ilaç tedavisinden (kemoterapi) sonra gerileme olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olur. Gerektiğinde karaciğer ve karın zarı arkasının incelenmesi için ultrasonogra-fiden yararlanılabilir. Kuşkulu bir kütleye rastlanırsa bu görüntüleme yönteminin yardımıyla ince bir iğne kullanılarak biyopsi yapılabi

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Bu site Turhost Web Hosting sistemini Kullanmaktadır.
Yukarı Çık
saglık saglık