DOLAR: 5.43 TL
EURO: 6.15 TL
film izle porno

Baldıran, schierling, conium maculatum

3 yıl önce
268 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

Baldıran, Schierling, Conium maculatum

İki Yıllık 0,5-2 m 7-9 Aylar Ho, Na Otu, Tohumu Çok Zehirli
Baldıran, Schierling, Conium maculatum
Ağu otu
Baş döndüren otu
Kokar otu
Familyası: Maydanozgillerden, Doldengewachse, Apiaceae
Drugları: Baldıran otu; Conü herba
Baldıran tohumu; Cani fructus
Baldıran otu natürel ilaç ve tentür yapımında kullanılır. Çok zehirli olması nedeni ile çayı içilmez.
Giriş: Baldıran otunun Kuzey yarım kürede bilinen sadece bu türü Ağu otu; conium maculatum mevcuttur ve Güney yarım kürede Güney Afrika baldıranı; Conium chaerophylloides olarak bilinen ikinci bir tür daha vardır. Latince maculatum” benekli ve Yunanca conium” konsostan türemiş olup baş dönmesi anlamına gelir. Almanca Schierling scerling” kelimesinden türemiş olup pis kokulu anlamına gelir. Birtakım yazarlar bitkinin fare idrarı gibi koktuğunu iddia etmektedirler. Türkçe’de bitki genelde Baldıran veya Ağu otu gibi isimlerle anılır ve bundan da bitkinin çok zehirli olduğu anlaşılır. Birtakım sözde yazarlar Türkçe Bal¬dı¬ran’ın almanca Baldrian olduğunu zannetmektedirler. Oysa bu çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü Almanca Baldrian’ın karşılığı Kedi otudur. Her yazarın yazdığına inanmakta hatadır. Tarihte ilk defa eski Yunan filozofu Sokrates’in düşüncelerini açıklancaksı nedeni ile öldürülmesi için Kral tarafından M.Ö 399’da Ağu ot suyu verilmiştir. (Eski Yunanlıların en büyük filozofları Filistin de eğitim görmüştür, Mısırlılar medeniyeti Sümerlerden, yani Türklerden almıştır. Bütün medeniyetlerin kaynağı Sümerler yani Türkler dayanır.) Eski Yunanlılar idancak mahkum olanlara Ağu otu suyu içirirlerdi ve böylece suçluları cezalandırırlardı (kendilerine göre suçlu buldukları). Dioskorides ve Plinius haya (testis, husye) ve göğüs bezelerindeki rahatsızlıklara karşı kullanmışlardır. Kraliçe Maria-Theresia’nın Doktoru Störck beze rahatsızlıklarını ve göğüs kanserini Ağu otu ile tedavi etmiştir. Hufeland’da göğüs kanserini Ağu otu ile tedavi etmiş ve bunu diğerleri takip etmiştir. Vatanının Paşa eli ve Türkiye olmasına rağmen günümüzde Avrupa’nın batısından Asya ve Doğu Türkistan’a kadar olan çok geniş alanda yetişir ve Kuzey Amerika’veya taşınmış olup orada da yabani olarak yetişmektedir. 
Botanik: Ağu otu 50-200 cm boyunda iki yıllık bir bitki olup dikine yükselir ve oldukça sık çatallanır. Gövdesi yuvarlak, tüysü ve üzerinde kahverengimsi kırmızı benekler bulunur. Yaprakları 2-4 çift kanat yapraklardan oluşur ve uçta tek yaprak bulunur. Her kanat yaprakta ayrıca 2-4 adet yaprakçıktan meydana gelir ve de sonda bir tek yaprakçık bulunur. Çiçekleri oldukça küçük olup beş adet beyaz taç yapraktan meydana gelir. Bir şemsiye demeti 8-15 şemsiyecikten ve her şemsiyecikte 10-20 adet çiçekten oluşur. Tohumları 2-3 mm uzunlu¬ğunda 1,75-2,75 mm eninde yumurta şeklinde ve ana kaburgası dalgalı ve üzeri kertiklidir. 
Yetiştirilmesi: Ağu otu yol, hendek, duvar kenarları ve ırmak boyaları ve de viranelerde yabani olarak yetişir ve genelde güneşli yöreleri sever. 
Hasat zancaknı: Temmuz’dan Eylül’e kadar yerden 10-15 cm yukarıdan kesilerek havadar, güneşli ve gölgede kurutulur, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir. 
Birleşimi: Ağu otunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Alkaloitler; yapraklarında %0,1-0,5 olgunlaşmamış tohumlarında %0,2-2, çiçeklerinde %0,25 ve sapında %0,06 oranında bulunur. Alkaloit türevleri; %90’ın (+)-Conün ((s)-Conün) oluşturur ve ayrıca az miktarda; N-Metilconün, beta-Conicein, Conhydrin, Conhydrinon ve Pseudoconhydrin içerir.
b) Polyinler; Falcarinon ve Falcarinolon
c) Furanokumarinler; Bergapten ve Xanthoxin
d) Flavonitler; Diosmin ve Luteolin
Araştırmalar: Ağu otu ile yapılan araştırmalar çok eski olup günümüze kadar yüzlerce araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar modern klinik araştırmalar olmayıp Homeopati doktorları tarafından yapılan eski usul araştırmalardır. Sokrates’in Baldıran suyu ile öldürülmesi nedeni ile bu bitki oldukça iyi bilinmektedir. Doktor Störck kansere karşı tedavi edici olarak kullanmış (1760) Dr.Hufeland ise Sıracalı beze rahatsızlıkları ve kansere karşı kullanmıştır. BAZIN (1858) Sıracalı hastalıklara, HECKER (1814) Sıraca, kanser, verem, atrofi NEGA (1853) bronşit, ışığa baka-mancak, LECLERC (1927) astım, öksürük ve kronik bronşite karşı kul-lanmışlardır. PUCHERT ise haya ve meme atrofisi (bir organ veya olu-şumunun beslenme yetersizliği nedeni ile normal yapı ve görevini kaybetmesine atrofi denir.) ve de adet yetersizliğine karşı etkili oldu¬ğunu gözlemlemiştir. Hugo SCHULZ ise göğüs uruna (meme kanseri) karşı Baldıran merhemi kullanarak başarılar elde etmiştir. Geçmişte Baldıran’la yapılan hemen hemen tüm araştırmalar bu bitkinin başta beze rahatsızlıklarına (göğüs, haya, kulak altı bezi) karşı etkili olduğu görülmüştür. (LBH.II.331)
Tesir şekli: Teskin edici, salgı arttırıcı, bezeleri kuvvetlendirici, ağrı kesici ve kra

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Bu site Turhost Web Hosting sistemini Kullanmaktadır.
Yukarı Çık
saglık saglık

türk porno mobil porno ataşehir escort istanbul escort beşiktaş escort taksim escort mecidiyeköy escort şişli escort pendik escort ümraniye escort halkalı escort ataköy escort